Sunum seminerine katılan gruplara kaygıları sorulduğunda genellikle benzer nedenleri içeren bir liste ortaya koyuyorlar. Belirli bir sıra gözetilmeksizin, bunların ilk onu ve bunların üstesinden gelmek için kimi öneriler aşağıda sıralanmıştır:
1. Heyecandan mideye kramplar girmesi. Eğer sinirliyseniz kendinizi gergin hissedersiniz. Elinizdeki işe yoğunlaşmanızı güçleştiren bir gerginliğinizin olması, başarılı olmanızı engelleyebilir. Bu duygunun çoğu işin içine girdikçe ortadan kaybolacaktır; ancak birkaç yolla bu sürece yardımcı olabilirsiniz. Örneğin:
- Başlamadan önce derin nefes alın. (Sinirler yetersiz nefes almanıza ve oksijen sıkıntısı çekmenize neden olur) Ve sunuşta ilerledikçe nefes almayı unutmayın. (Konuşma sırasında nefesin kesilmesi şaşırtıcı derecede genel bir yanlıştır)
- Başlamadan kısa bir süre önce bir yudum su alın.
- Sunumdan önce ağır bir yemek yemeyin.
- Hiçbir şey yemezlik de etmeyin. (Yoksa mide kramplarına gurultular da eklenir)
Alkol gerçekten yardımcı olmaz, en kötü olasılıkla yapamayacağınız bir şeyi yapabileceğinize sizi inandırabilir; ancak aslında işleri daha da kötüye götürür.
2. Ağız kuruluğu. Kolayca çözümlenebilir. Önünüzde bir bardak su olmadan asla konuşmaya başlamayın. Bardağa hiç dokunmasanız bile, orada olduğunu bilmeniz sizi rahatlatır.
3. Ellerinizle ne yapılacağını bilememe. En iyi çözüm, onlara yapacak bir şey vermektir. –Kürsüyü ya da bir kalemi tutun, ara sıra hareket ettirin- ve gerisini boş verin. Başlarken onları düşünmek işleri daha kötüleştirir .
4. Ne kadar sesli konuşulacağını bilememe. Yalnızca, odada en uzaktaki kişiyle konuştuğunuzu varsayın. (Hepsinin orada olduğunu düşünürseniz, sesinizi ayarlamada çok az sorun yaşarsınız) Yine de daha iyisi, önceden denemektir.
5. Düşmanca bir tepki. Grubun büyük bir çoğunluğu sunuşun iyi gitmesini ister. Sizin tarafınızda olmaya yatkındırlar. İyi bir sunuş yapmadığınızı bilerek kürsüde dikilmekten daha kötü olan şey dinleyiciler arasında olmaktır. Bunu bir düşünün.
6. Yeterli malzemeye sahip olmama. Bu korku tümüyle ortadan kaldırılabilir: Eğer sunumunuz iyi hazırlanmışsa, yeterli sayıda olduğuna inanırsınız.
7. Çok fazla malzemeye sahip olma. 6. maddede olduğu gibi, şu an için yeteri kadar şey söylendi.
8. Yerinizi kaybetme. Bu da hazırlanmayla yakından ilişkilidir. (Ve daha sonra ayrıntılı olarak ele alacağımız bir şeydir) Notlarınız kaldığınız yeri şaşırmamanız için (ve kaldığınız yeri kolaylıkla bulmak için) özenle düzenlenmelidir.
9. Donup kalma. Bu neden olur? Ağız kuruluğundan mı? Bir yudum su alın. Yerinizi kaybettiğinizden mi? Notlarınızı, bu olmayacak biçimde düzenleyin; yoksa sinirsel bir şey mi? Sözü edilen etkenlerin bazıları yardımcı olacaktır; aynı biçimde hazırlanma da. Ve eğer donup kalma olursa, genellikle, yeniden başlamak yalnızca birkaç saniyeyi alır.
10. Yanlış zamanlama yapma. Bu konuşmacının notlarının yardımcı olabileceği başka bir unsurdur.
Bu sorunların çoğunun, ters tepkiyi ortadan kaldıracak ya da azaltacak uygun bir çözümü vardır. Onları düşünmekte yardımcı olabilir. Kaygılanmamaya çalışın; iyi gideceğinden ve iyi hazırlandığınızdan eminseniz iyi gidecektir.
Çok az insan ileriyi görmeden konuşabilir. Mark Twain ‘İyi bir doğaçlama konuşma hazırlamak genellikle üç haftamı alır’ demişti. Hazırlanmak başarı için temel unsurdur.
Patrick Forsyth, 30 Dakikada Sunuşa Hazırlanma, s. 14, Damla Yayınevi
E-BÜLTEN
ipuçları
Sunum Kabusları