Bütün yaptıklarını halktan alan ve halka veren Atatürk, sık sık yurt gezisine çıkardı. Bu gezilerde köy köy, şehir şehir bir baba gibi karşılanır, baş üstünde tutulurdu. O da her yerde kendi izini, her köyde kendi eserini ve her gönülde kendisini bulurdu.
Atatürk yurt gezilerinin birinde Samsun’a da uğramıştı. Her ocak başında kondu, konuştu. Lisede de sınıflara girip çıktı. O yıllarda rahmetli Hasan Ali Yücel bakanlık müfettişi, Eflatun Cem Güney de yönetici olarak müfettişin emirlerinde çalışıyordu.
Araştırmacı yazar Eflatun Cem Güney anılarında, Samsun’da bir lisede geçen olayda, Atatürk, coğrafya dersinde çocuklardan birisine yurt haritası çizdirir. Tahtada bulunan çocuk kendisine güvenen bir rahatlıkla tebeşiri yürüttü, yürüttü ve umulmadık bir çabuklukla yurt haritasını yazı tahtası üzerinde çizgileştirdi. Atatürk şöyle bir baktı. Sonra tatlı, yumuşak bir sesle, “Oğlum,” dedi, “Şu senin haritada bir yıllık yurt parçası sınırlarımızın dışında kaldı.”
Bu tomurcuk yavrunun körpe zekası bir çift mavi gözle kamaşmıştı. Bilerek bilmeyerek tebeşiri uzattı. Atatürk de çocuğun titreyen parmaklarından aldı. Ve güney sınırlarımızı düzeltti. Herkes göz kulak kesilmişti, çizdiği sınır Hatay topraklarından geçiyordu. Çocuğa döndü:
“Böyle olmayacak mı?” dedi. Bu küçük çocuk büyük bir cevap verdi: “Sınırlarımız çizdiğiniz yerden geçer.” İşte bu sorgu, bu cevap, yalnız o sınıfın değil, bütün milletin yüreğini tutuşturan yeni bir ülkü meşalesi oldu.
Gerçekten Atatürk ta Lozan gününden beri Hatay için üzülüp duruyordu. Milli ahdimize, misakımıza göre yurt bütünlüğüne tek katılmayan yer orası idi. Hâlâ Fransız mandası altında “Türküm” diye çırpınıp duruyordu.
O gün Samsun’da Hatay konusunu gündeme getirdikten sonra, bunu büsbütün kendisine dert edinmiştir. Bir gün nasıl olsa olacaktı, olacaktı, fakat “Yurtta Barış, Cihanda Barış” bayrağını açtığı için, barış yoluyla olmasını istiyordu.
Atamızın aziz ve temiz ruhu şad olsun. Bir gün bir sınıf tahtası üstünde çizgilendirdiği Hatay, dilediği gibi, barış yoluyla gerçekleşti. 23 Haziran 1939’da Hatay bize ve biz Hatay’a kavuştuk.
Kaynak: www.caginpolisi.com.tr
E-BÜLTEN
hayata dair
Sınırlarımız Çizdiğiniz Yerden Geçer