Yazar: Misa Hopkins
Bizi acımıza hapseden belli başlı duygularımız arasında pişmanlık, suçluluk ve utanç da vardır. Çoğumuz, kendimize kıyasla başkalarını daha kolay affederiz. Bu duyguları dönüştürmezsek, kolaylıkla depresyona, hatta ciddi hastalıklara yol açabilirler.
Bazen pişmanlıklarınızı haklı çıkarmak için kullandığınız vakaya farklı bir açıdan bakmak faydalı olabilir. Örneğin, bugünden geçmişe daha gelişmiş içgörülerle bakarken pişmanlık duymak görece kolaydır. Oysa, o dönemin koşullarında çoğunlukla elinizden gelenin en iyisini yaptığınızı düşünerek, sizi pişmanlık zincirinden kurtaracak yeni bir vaka yaratabilirsiniz.
Diğer zamanlarda, pişmanlığın kazandırabileceği bilgeliğe ve yeteneğe tutunmak faydalıdır. Pişmanlık ya da suçluluk, yaptığınız bir tercihten dolayı duyduğunuz vicdan azabıdır. Hissettiğiniz vicdan azabı, kendiniz hakkında birşey öğrenme fırsatıdır ve daha önemlisi, kendi asli gerçekliğinize daha aşina hale gelmek ve bu farkındalıkla yaşamak için bir şanstır.
Hiç söylediğiniz ya da yaptığınız ve sizi rahatsız eden birşeyden dolayı birinden özür dilediğiniz ve karşı tarafın olayı bile hatırlamadığı durumlarla karşılaştınız mı? Ben bunu birkaç kez yaşadım ve sonunda, diğer insanlardan ziyade kendime çok kötü davrandığımı fark ettim. Olanı biteni üzerlerine almamışlarsa ya da üzerlerinden atmışlarsa belki benim de aynı şeyi yapmam gerektiğini anladım.
Kimi zamanlarda da pişmanlık ve suçluluk duyduğum birşey yüzünden birinden özür dilediğimde, karşımdaki kişi, incitici birşey yaptığımı fark etmemi görmenin rahatlığıyla tepki vermiştir. İçten özür dilemem, onlara tercihimin onları nasıl etkilediğine dair içgörü sunma fırsatı sunmuştur. Aynı zamanda ne hissettiğimiz ve deneyimlediğimiz konusunda birbirimize daha fazla derinlik, dürüstlük ve şefkat ile bağlanma fırsatı tanımıştır.
Pişmanlık ve suçluluk, dersi almaya istekli olduğumda benim için çok güçlü öğretmenler oldular. Kendime kötü davransam da, başkasına zarar vereceğini bildiğim bir tercihin sorumluluğunu üstlenmem gerekse de, genellikle şu soru, benim dersimi almama yardımcı oldu: “Neden suçluluk ya da pişmanlık duyuyordum?”
Bir şekilde, tercihim -ne söylediğim ya da yaptığım- daha açık ve uyanmış olan benliğimle uyum göstermiyordu. Pişmanlık, daha fazla dürüstlük için bir mihenk taşı haline geldi ve beni algı ve varsayımlarıma tepki göstermek yerine, her anın doğruluğuyla daha çok var olmaya çağırdı.
Bu çağrının bir örneğini aşağıda veriyorum. Geçen gün, kocam bana kaba olduğunu düşündüğüm bir ses tonuyla birşeyler söyledi. Ona çatırdayan, içerlemiş ve sinirli bir sesle yanıt verdim. Anında ne olduğunu anladı ve özür diledi. Çok fazla stres altındaydı ve stresi öfkeyle birlikte kendini gösteriyordu.
Yanıt verme şeklimden dolayı birdenbire pişmanlık duydum; çünkü, saygısız davrandığını düşünmüştüm. Suçluluk hissettim; çünkü, kabalığının benimle ilgisi olmadığını görmek ve açıkça belli olan öfkesinin gerçekliğine ulaşması için ona fırsat tanımak yerine, daha yüksek dozda bir kabalıkla tepkimi göstermiştim.
İkimiz de pişmanlık ve suçluluk duyguları için kıvranmaya devam edebilirdik (ilişkilerde yaptığımız gibi) ama yapmadık. Beraber oturduk ve bana onu öfkelendiren şeyin ne olduğunu anlattı. Omuzlarına huzur ve farkındalığın yerleştiğini görünceye kadar onu dinledim. Öpüştük ve güne devam ettik.
Bu süreçte keşfettiğim şey şu oldu. Suçlulukta mastır derecesinin bir eşdeğerine sahibim. Aslında, bu tür mastır derecelerinden bende çok var. Örneğin, sabırsız olmak, her şeyi bilmek, haklı olmak gibi pek çok konuda mastır yaptım. Suçluluk ve pişmanlık hislerini çok yakından tanıdığım için, şefkat, sabır, bilmemek, hatta hatalı olmak gibi diğer niteliklerde de ustalaşabileceğime inanıyorum. Ustalığımı talep etmek ve yoluma devam etmek konusunda kendime izin vermek, beni özgür kılıyor.
Bazı çok özel insanlar, bu ustalığı kazanmama yardımcı oldular. Kocam, bu kişilerden biri. Sonradan pişmanlık duyduğum birşey söylediğimde ya da yaptığımda çoğu kez yanımdaydı. Benim aynam oldu; kendi yansımamı görmemi sağladı. Aile üyeleri ve arkadaşlar da benim aynam oldular.
Bilinçli olarak ya da bilinç altında, bu kişiler, hayatta gerçekten ne olmak istediğimi öğrenirken yanımda olan kişilerdi ve bu durum, nasıl olmak istemediğimi yansıtan bazı kararları içeriyordu. Şimdi, pişman olduğumda, teşekkür ediyor ve minnet duyuyorum. Ben öğrenirken yanımda olan insanlara içimden teşekkürlerimi sunuyorum. Dünyada kendini en çok ifade etmek isteyen güzel yanımı keşfedebilmem için kendimi görmeme yardım etmek konusunda istekli oldukları için onlara teşekkür ediyorum.