Olmak fiilinin Türkçede çeşitli anlam ve işlevleri vardır. Sözlük ve ansiklopedilerimiz, bence biraz gevşek ve üstünkörü bir şekilde, yirmi otuz kadar değişik anlamlarını tanımlamış ve örneklemişlerdir. Bunların çoğu arasında gerçek bir anlam farkı yoktur, sadece değişik bağlamlarda kullanılmışlardır. Olmak hem fiil olarak, hem de seyrek de olsa yardımcı fiil olarak kullanılır. Fiil olarak: a) var olmak, mevcut olmak ya da bulunmak (to exist, to be) anlamına gelir (Hamlet’in ünlü ‘olmak veya olmamak’ tiradı, ‘sen olmasan ben yaşayamam’, ‘Paris’te olduğunu sanıyorum’) ‘imek’ (to be, être) fiilinin yerini tutar ve sıfat veya isim olabilecek olan bir yüklemi izler (güzel olmak’, ‘kral oldu’, ‘memnun oldum’, ‘hasta olduk) cereyan etmek, meydana gelmek, vuku bulmak (to take place, to occur) anlamını taşır (‘dün gece deprem oldu, ‘Konya yolunda büyük bir trafik kazası olmuş’, ‘Fransız ihtilâli 1789’da oldu’) haline gelmek, dönüşmek (İng. to become, Fr. devenir anlamına gelir (‘eski Sultanahmet cezaevi beş yıldızlı otel oldu’, ‘eski camlar –çamlar değil! Kadeh anlamına gelen câm- bardak oldu’). Bunların yanı sıra birçok idyomatik anlamları vardır ve çeşitli deyimlerde geçer (‘olur, akşama gelirim’,’ bu iş oldu’, ‘olmaz, sinemaya gidemezsin’, ‘o adamı oldum olası sevmemişimdir.’)
Olmak, yardımcı fiil olarak, Arapça, Farsça, Fransızca, vs. kökenli kelimelerden, fiil ve fiilimsilerden sonra daha çok ‘edilmek’ anlamında kullanılmakta ve yanlışlar da işte bu noktada ‘olmaktadır’. Tasfiye olmak, tahliye olmak, kabul olmak, hallolmak, kaybolmak (gaib olmak), kaydolmak, tatmin olmak, tedavi olmak, teslim olmak, mahkeme olmak (!), ameliyat olmak, mağlup olmak, perişan olmak, angaje olmak, şoke olmak, vs. diyoruz ki bunların çoğu yanlıştır. Verdiğimiz örnekler içinde sadece ‘kaybolmak’ –ki bugün o da Arapça sayılarak yerine ‘yitmek’, ‘yitirmek’, ‘yitik’ falan deniyorsa da, gerek telâffuz gerek imlâ bakımından Arapça aslından tamamen uzaklaşarak Türkçeleşmiş ve ‘yokolmak’, ‘kahrolmak’ gibi tek kelime halinde yazılan Türkçe bir fiil olmuştur. -, ‘teslim olmak’, ‘ameliyat olmak’ –çok ince elenip sık dokunursa o da yanlıştır ve ‘ameliyat geçirdim’, ‘ameliyat edildim’ demek daha doğrudur ama yaygın uygulamayla benimsenmiştir-, ‘mağlup olmak’ (ama ‘galip olmak’ denmez, ‘galip gelmek’ denir), ‘perişan olmak’, ‘angaje olmak’, ‘şoke olmak’ yerinde kullanılmış sayılabilir. (‘Şoke’ kelimesinin kullanılmasına ben şahsen taraftar değilim, ama ‘şok geçirdim’, ‘ şoka uğradım’ ve gazetecilik dilinde ‘şok haber’ diyebiliriz.) Öbürleri hep geçirimli aktif fiillerdir ve ‘olmak’ yardımcı fiiliyle kullanılamazlar: bir insan, bir gayrı menkul ‘tahliye’ olmaz, ‘tahliye olunur’ ; bir sanık ‘hapis (haps)’ olmaz, ‘hapsolunur’; insan ‘memnun’ olur ama ‘tatmin’ olmaz, ‘tatmin olunur’. Hattâ, daha da iyisi, bu durumlarda, asıl fiili edilgin hale getirmek için, cümleye biraz ağırlık veren ‘olmak’ yardımcı fiili yerine ‘etmek’ yardımcı fiilini kullanmaktır. Böylece, ‘tutuklu tahliye edildi’, ‘sanık bugün muhakeme edildi’ (‘mahkeme oldu’ katmerli yanlıştır, çünkü ‘mahkeme’ fiil değil isimdir –mahkeme kapısı, ceza mahkemesi –ve insan mahkemelik olabilir ama mahkeme olamaz!), ‘Hukuk Devletinde hiç kimse bir yargı kararı olmadan hapsedilemez’, ‘mesele halledildi’, ’çocuk okula kaydedildi’ veya ‘kaydını yaptırdı’, ‘hasta tedavi edildi’ veya ‘tedavi ‘tedavi gördü’, ’eski tüfeklerin neredeyse tümü Stalin zamanında tasfiye edildi’, ‘kanun teklifi Mecliste kabul edildi’, vs. demek gerekir.
Yabancı filmlerin Türkçe seslendirilmesinde yapılan yanlışlar iyice komik –‘Güleriz ağlanacak hâlimize’ –olmaya başladı. Geçenlerde TV kanallarından birinde gösterilen bir filmde, konuğunu sofraya buyur eden ev sahibi ne dese beğenirsiniz: ‘Kendinize yardım edin!’ Yani İngilizce ‘help yourself’ in harfiyen çevirisi. E doğru çeviri dediğiniz de böyle olur. Tevekkeli İtalyanlar ‘troduttore, traditore’ (tercüme eden ihanet edendir) dememişler… Haydi mütercim cahil ve akılsız, peki bunu bir gözden geçiren, denetleyen yok mu? Vizyona girmeden filmler bir sansürden geçmiyor mu? Kimse bu feci hatâyı fark etmemiş mi? Yoksa umursamamış mı?
Yalçın, Şiar. Doğru Türkçe, Metis, s. 145
E-BÜLTEN
mürekkebi üstünde
Olmak