Bir doktorla avukat gittikleri partide tanışıp ayaküstü sohbet ederler. Fakat çevrelerindeki insanlar bu ikiliye bir türlü rahat vermez. Kimisi başına gelen sıkıcı bir durumu anlatıp avukattan fikir almanın, kimisi de doktordan ücretsiz tıbbi tavsiye almanın peşindedir.
Aradan bir saat kadar geçer, gelen sorulardan iyice bunalmış olan doktor avukata sorar: “Büronuz dışındayken size bu şekilde gelip hukuki tavsiye isteyen insanlarla nasıl başa çıkıyorsunuz?”
Avukat, “İstedikleri tavsiyeyi veriyorum,” der, “Sonra da adreslerine fatura ediyorum.”
Doktor buna hayret eder ama belki aynı yöntemi kendisinin de denemesinin iyi olacağını düşünür. Ertesi gün, içinde yine de biraz suçluluk duygusuyla, tavsiye verdiği kişiler için birer fatura hazırlar.
Tam posta kutusuna gidip hazırladığı zarfları atmak üzereyken bir de ne görsün: Posta kutusunda avukattan kendisine gelmiş bir fatura onu beklemektedir!