E-Bülten

Share Paylaş
ÜYELİK İŞLEMLERİ

< ANA BÜLTEN

Asch Deneyi: Doğru olduğuna inandığınız şeyin tersini iddia eden bir grupla karşılaşırsanız ne olur?



Asch deneyi 1953’te yayımlanan ve insanın karar verme sürecinde, çevresinin etkisinin ne denli önemli olduğunu anlamaya çalışan deneydir. İsmini de deneyi yürüten Polonya asıllı ABD’li sosyal psikolog Solomon Asch’tan almıştır. Asch’ın deneyine göre birey, karar verme sürecinde gruba uyum sağlar. Kendi düşüncesi grubun düşüncesi yanında etkisiz kalır ve karar alma sürecinde uyum sağlamak adına tıpkı sürü psikolojisine kapılmışçasına yanlış da olsa grubun kararına katılır.

Deneye katılan kişilere görsel bir algılama testi yapılacağı söylenmiştir ve deney esnasında katılımcılara bazı kartlar üzerinde yukarıda gördüğünüz gibi şekiller gösterilir. Kartlar üzerinde bir yanda bir çubuk diğer yanda ise A,B ve C olarak adlandırılmış üç çubuk daha vardır. Soru ise çok basittir: Soldaki çubuk A,B ve C çubuklarından hangisi ile eşit boydadır? Deneklerden cevaplarını grup içerisinde sesli bir biçimde söylemeleri istenir. Fakat asıl önemli konu, deneyin 8 katılımcısı arasında yalnızca 1 tane gerçek denek olmasıdır. Diğer 7 kişi deney ekibindendir ve sorulara kasıtlı biçimde yanlış cevaplar verip yanlış cevaplar üzerinde hemfikir olurlar. Örneğin yukarıdaki resimde doğru cevap “C” iken anlaşmalı katılımcıların hepsi cevaba “B” diyordu. Sonuç ise inanılmazdır. Deney, üzerinde çubukların olduğu kâğıtlarla birlikte tam on iki kere tekrarlanır. Solomon Asch hepsini bir bir not eder. Çıkan sonuç ise:

– Deneylerin yarısından fazlasında deneklerin %50′sinden fazlası, gruptaki “sahte deneklere” uyup yanlış cevap verdi.
– Deneklerin yalnızca %25′i tüm denemelerde, grubun kalanından etkilenmeyip doğru cevabı verebildi.
– Tüm deneylerde grup uyumu %33 olarak belirlendi.

Asch’ın deneyi insanın karar verme sürecinde çevrenin etkisinin oldukça fazla olduğunu gösteren önemli bir sosyal psikoloji deneyidir. Bu sosyal etkiyi günlük hayatımızda çok sık görmekteyiz. Nitekim bizler gruba uyum sağlama potansiyelindeyiz. Kendi kararımız doğru, grubun kararı yanlış olsa da etki altında kaldığımızdan dolayı, uyum sağlamak amacıyla grubun kararını kabul ederiz.

Milgram deneği (e-bültenimizin gelecek sayısında aktarılacaktır) de buna dayanarak otoriteye itaati göstermiştir. İnsanlar davranış ve düşüncelerini, içinde bulundukları grubun standartlarına göre düzenlerler. Örneğin; mitinglerde insanların hep beraber hareket etmesi, mensup olduğu dine pek inanmadığı halde onun ritüellerini yerine getirmeye çalışması, milli maçlarda atılan gole sevinmesi, trafikte korna çalanları gördükçe korna çalması gibi. Çünkü insan toplu halde hareket ederken yüzeysel düşünür. Herkesin söylediğini tekrarlamak belki de daha kolayımıza gidiyordur.

Asch’ın bu deneyi grup baskısı ve sürü psikolojisi hakkında önemli ipuçları veriyor. Grubun içinde gruba ters bir şey söylenirse yadırganacaklarını düşünüp tedirgin olma durumu günlük hayatımızda sıkça karşımıza çıkar. Gruba aykırı düşmemek için uyum sağlama ve kültür de devreye girer. Araştırmaya katılan her üç denekten birinin bu şekilde diğerlerinin kararlarına uyduğu bulunmuştur. İnsanların %35 gibi azımsanmayacak bir kısmının, gruba uyarak apaçık gördükleri şeyin tersini söylemeleri, gerçekten önemli bir bulgudur. Denekler ilk bir veya birkaç soruya doğru cevapları verirler fakat daha sonra grup ne diyorsa onlar da aynı cevapları vermeye başlar. Yanlış cevap verdiklerini bile bile… Yani düşündüğümüzden çok daha fazla sosyaliz ve sosyal etki altındayız. Ya da aklınızda şu soru canlanabilir: “Fikirlerim ne düzeyde bana ait?”

Yararlanılan kaynaklar:
http://www.siralio.com/bilim-ve-teknoloji/asch-sosyal-uyum-deneyi/
https://e-psikoloji.com/forum/showthread.php?15784-Asch-Deneyi